Sovyet Kartografyası - IV

Geçtiğimiz haftalarda Sovyet haritacılığının kısaca tarihine, Sovyet atlaslarına ve SSCB Bilimler Akademisi’nin çalışmalarına değinmiştik. Bu hafta dizinin son yazısında soğuk savaş döneminde Sovyet haritacılarının çalışmalarını ele alacağız.

[BAA - Turgut Yıldız]

Savaş Sonrası Askeri Program İddiası

Son yıllarda yayınlanan kimi araştırmalar ve popüler bilim makaleleri 1945 yılında savaşın bitmesi ile birlikte Sovyetler Birliği’nin neredeyse tüm dünyayı detaylı biçimde haritalandırmak üzere bir askeri program başlattığını öne sürüyor. Programın detaylarına ilişkin resmi belgeler yayınlanmamış olsa da kimi akademisyenler bu programı dünyanın gördüğü en büyük haritalama çalışmalarından biri olarak değerlendiriyor.

Amacından bağımsız olarak üretilen haritaların miktarı, kapsamı ve detayları ise oldukça şaşırtıcı. Sovyet haritacıların hazırladığı milyonlarca pafta arasında yerel bitki örtüsü ve su kaynaklarına ilişkin detaylar içeren Çin haritaları, mevsimlere göre dağlık alanlarda seyahat için uygun güzergâhları gösteren Afganistan, Pakistan, Hindistan haritaları ve kimi Amerikan yapımı sivil haritalarda gözükmeyen askeri tesisleri dahi içeren Amerikan haritaları bulunuyor.

Soğuk savaş sırasında ABD ve İngiliz hükümetlerinin de askeri haritalama programları başlattığı biliniyor. Elbette Sovyet ülkesindeki stratejik tesisler, ulaşım olanakları veya üretim birimlerine ilişkin bilgiler de emperyalist ülkeler tarafından toplanıyordu. Ancak dönemin Sovyet haritalarına bakıldığında belirli bölgelerdeki yapı türleri, işletmeler, köprülerin taşıma kapasiteleri, bitki örtüsü, iletişim altyapısı gibi standart askeri haritalar için olağandışı ayrıtılar göze çarpıyor. Özellikle ulaşım ağları, elektrik şebekeleri ve üretim tesisleri hakkındaki kapsamlı notlar ve gösterimler Sovyetler Birliği’nin neredeyse tüm dünya ülkelerindeki altyapı ve kaynaklara dair bilgi topladığını, derlediğini ve arşivlediğini gösteriyor.

Örneğin Sovyetler Birliği’nde hazırlanan İngiltere haritalarında, İngiliz devletinin resmi yayınlarında görünmeyen askeri tesis ve bilimsel araştırma merkezleri dikkat çekiyor. Hatta kimi tesislerde tesislerin boyutları, kapasitesi dışında inşaat malzemelerine dair bilgiler bulmak bile mümkün!

Haritalardaki bilgilerin nasıl toplandığı ise tartışmalı bir konu. Kimi tarihçiler bu haritaların açık kaynakların derlenmesi ile oluşturulduğu tezini savunurken, 1960’lı yıllardan itibaren uzaya gönderilen gözlem uydularından faydalanıldığı veya istihbarat faaliyetleri sonucu üretildiği tezleri de yaygın olarak ileri sürülüyor. Öte yandan Sovyet haritalarının yapıldığı yıllar ve o yıllarda kullanılan teknikler göz önünde bulundurulduğunda şaşırtıcı derecede yüksek doğruluğu ile dikkat çekiyor.

Haritaların Ortaya Çıkışı

Haritaların ortaya çıkışı ilk olarak Sovyetler Birliği’nin çözülüşü ile birlikte Sovyet bilim insanlarının mirasının özellikle ABD’li şirketlerin ilgisini çekmesiyle başlıyor ve bu haritaların kaçak yollarla ülkeden çıkarılmasıyla gerçekleşiyor.

Örneğin Omnimap adlı bir şirket geçtiğimiz yıllarda bir milyondan fazla pafta kaçırdığını itiraf etti ve bu haritaları özellikle Asya ve Afrika ülkelerinde enerji ve telekomünikasyon projeleri yapan şirketlere pazarladığını açıkladı.

Öte yandan kimi bilim insanları ve uluslararası kuruluşlar pazarlanan bu haritaları özellikle de Orta Asya ve Afrika ülkelerinin haritalarını satın alarak altlık olarak kullandı ve bunlardan faydalanarak pek çok bilimsel yayın ve proje yapıldı.

Bazı iddialara göre çözülüşten sonra vagonlar dolusu harita demiryolu ile Sovyetler Birliği dışına çıkarıldı ve çeşitli şekillerde pazarlandı.

Peki neden?

Pek çok popüler bilim yazarı Sovyet haritalarını bir işgal planının parçası olarak değerlendiriyor ve dönem dönem bu çerçevede Sovyetler Birliği’nin Avrupa ülkeleri ve ABD’yi işgal planları yaptığı açıklanıyor.

Ancak popüler yazımın ötesinde, Sovyet haritaları akademik yayınlarda ele alındığında bilim insanları, Sovyet iktidarının bu haritaları dünya hakkında bildiklerini derleme, arşivleme ve erişime açmanın bir yolu olarak değerlendirdiğini düşünüyor.

Günümüzdeki olanaklar düşünüldüğünde internet yardımıyla cep telefonları ile kolayca ulaşılabilen bilgileri konumsal referanslar ile böylesi büyük bir arşivde barındırmak şüphesiz önemli bir işti. The Red Atlas kitabının yazarı İngiliz haritacı John Davies’e göre bu haritalar günümüzde sıkça başvurulan Wikipedia veya Google Maps’ın kâğıda dökülmüş haliydi.


Kaynakça

  • Davies, J., & Kent, A. J. (2017). The Red Atlas: how the Soviet Union secretly mapped the world. University of Chicago Press.
  • Joseph W. Caddell Jr. (2018) Cartographic intelligence: the atlas as access, Intelligence and National Security, 33:4, 611-617
  • John L. Cruickshank (2018) The Red Atlas, The Cartographic Journal, 55:1, 103-105
  • Miller, G. (2015). Inside the secret world of Russia’s cold war mapmakers. Wired.https://www.wired.com/2015/07/secret-cold-war-maps/
  • https://www.nytimes.com/1988/09/03/world/soviet-aide-admits-maps-were-faked-for-50-years.html
  • Postnikov, A. V. (2002). Maps for ordinary consumers versus maps for the military: double standards of map accuracy in Soviet cartography, 1917-1991. Cartography and Geographic Information Science, 29(3), 243-260.